Arama motoru optimizasyonu (SEO)

Arama motoru optimizasyonu (SEO)
Arama motoru optimizasyonu (SEO)

Bir webmaster olarak günlük hayatta en çok duyduğumuz kelimelerden biridir SEO. Peki ne anlama gelmektedir? Nasıl işlemektedir? En iyi nasıl verim alınır? Bunlar websitesi olan hemen hemen herkesin aklındaki sorulardır. Bir çok kişi internette bu sorulara kendince cevap verir. Kimisi doğru kimisi yanlıştır cevapların fakat ortak olan bir nokta varsa o da SEO'nun çok önemli olduğudur.

Esas sorumuza yani SEO'nun ne olduğu konusuna dönelim. Açılımı “Search Engine Optimization” yani arama motoru optimizasyonudur. Bu optimizasyon ile arama motorlarında üst sıralara çıkabilirsiniz. Arama motorlarında üst sıralara çıkmak kulağa hoş geliyor peki ama bu neden gerekli dediğinizi duyar gibiyim. Bu konuyu istatistikler ile açıklayalım. İnternette kutsal olarak kabul edebileceğimiz büyük ve kaliteli bir kitle aradıkları siteye ulaşmak için arama motorlarından faydalanmaktadır. Yandaki tabloda da hangi arama motoruna ne kadar ilgi var görebilirsiniz. Tablodan anlaşıldığı üzere en büyük pay yani “aslan payı” nı Google almaktadır. Hele bir de yaklaşık oranı %10 olan AOL'un da arama sonuçlarının Google destekli olduğunu düşünürsek bu pay epey bir yükselecektir.

İşte bu noktada bize bu aslan paylarından nasibimizi almak düşüyor. Arama motorunu kullanan bir kişi nette bir şey arıyor demektir. Mesela aradığı şey yumurta diyelim. Arama motoruna giriyor ve kutucuğa yumurta yazıyor ve çıkan sonuçlara göre yoluna devam ediyor. Tam burada sizin bir yumurtacı olduğunuzu varsayalım. Aramalarda sizin siteniz en üstte çıkıyor ve kişi sizin sitenize gelerek ihtiyacı olan yumurtaları alıyor ve bundan sonrası için sizin dükkanınızı aklında tutuyor. Ne kadar güzel değil mi? Hem yumurta sattık para kazandık ve devamlı müşteri kazandık yani yine para kazandık. Para kazanmak deyince içinizin geçtiğini tahmin ediyorum. Hele yıllarca internetle uğraşıp hiç para kazanamamış veya beklediğinizden çok az para kazanmışsanız. Fakat arama motorlarında üst sıralarda görünmek ve müşterinin ilk sizin dükkanınıza gitmesi o kadar da kolay bir işlem değildir. Kitabı yazma amacımız size bunun yolunu göstermektir yani kendi tabirimle buna “SEO OYUNU” dersek bu oyunun kahramanı olan biz webmasterlara oyunu kazanma yolunu öğretmek hedefindeyiz.

Müthiş bir site hazırladınız. Tasarım ve kodlama dört dörtlük, içerik deseniz yeme de yanında yat türden fakat sitenizi kimse ziyaret etmiyor. Nerede bu ziyaretçiler? Halbuki ne kadar güzel planlamıştık. Dünya kadar para ve emek harcayarak bir site yapmıştık ve ziyaretçiler de kendiliğinden sitenize gelecekti. Hatta siteyi hazırlama sırasında yorulduğunuz zaman kendinizi teselli etmek için hep sitenize gelecek ziyaretçileri düşünmüştünüz. Ama maalesef gerçekler böyle değil! Dünyanın Hiçbir tarafında hiç kimsenin sitesine havadan ziyaretçi gelmez buna sizinki de dahil.
Siz ister dünyanın en gerekli ürünün satıyor olun, ister kansere bulduğunuz çareyi sitenizde anlatıyor olun, ister insanlara milyoner olmanın yollarını anlatıyor olun sitenizi tanıtmazsanız kimse sitenize gelmez. Çünkü sitenizi bilmezler. Türkiye'de bir radyoda reklamlar yayınlanırken insanların radyoya reklam vermelerini teşvik etmek için şöyle bir slogan yapmışlar “Tavuk bile doğururken yumurtasının reklamını yapıyor, bağırıyor.”. Evet ne kadar komik olsa da bu bir gerçek ve sizin de elinizde isterseniz dünyanın en önemli şeyi olsun reklamını yapmadıkça bir işe yaramayacaktır.

Eskilerin bir lafı vardır “Türk gibi başla İngiliz gibi bitir” diye. Bu lafın üzerinde Türkiye'nin önde gelen kişisel gelişim uzmanı Mümin Sekman uzun uzun düşünmüş ve bu sözü biraz değiştirmiş: “Başarılı olmak istiyorsanız Amerikalılar gibi düşünün, çünkü Amerikalılar bilgi işlemekte çok iyi. Japon gibi planlayın, çünkü Japonlar sabırla en ince ayrıntıları planlayabiliyorlar. Türk gibi başlayın, çünkü Türkler pratik zekalıdırlar ve aniden harekete geçebilirler. Alman gibi sürdürün, çünkü Almanlar iç disiplini çok yüksek olan bir toplumdur ve son olarak İngiliz gibi bitirin, çünkü İngilizler de sonuç odaklıdır ve neticeye bakarlar, mazeretlere asla hoşgörü göstermez, başarıyı sonuç almakla ölçerler.”

Bu laf inanılmaz derecede doğrudur. Bir webmaster olarak sizin bu özelliklerin her birisine sahip olmanız gerekiyor. Eğer gerçek bir başarıya ulaşmak istiyorsanız Japon gibi planlayıp, Türk gibi başlayıp, Amerikan gibi pazarlayıp, Alman gibi sürdürüp, İngiliz gibi bitirmeniz gerekmekte.
Konumuza geri dönersek size bu sözü vermemin sebebi sitenizin reklamını nasıl yapacağınızdı. Dünyadaki en iyi pazarlamacılar Amerikalılardır. Bu noktada arama motorlarının çoğu da Amerikalılara aittir. Sitenizi bir Amerikalı gibi pazarlayın derken amacım buydu. Bir Amerikalı size çok kötü bir malı çok iyiymiş gibi gösterip onu size rahatlıkla pazarlayabilir.

Bir Alman gibi iç disiplini ile sitenizi daima çağa uydurarak onu yenilemelisiniz. İkinci Dünya Savaşı'ndan harabe olarak çıkan Almanya kısa zamanda yine Avrupa'nın en iyisi olmayı böyle başardı.

Bir İngiliz gibi sonuç odaklanın. İşte burada sitenizden geri dönüşüm almak sizin hedefiniz olmalı. Bu geri dönüşümü siz belirleyeceksiniz. Ne istiyorsunuz? Para, şöhret, arkadaş veya hepsi mi? Sonuç alamamak sizin için başarısızlık olmalı ve hep daha iyi çalışıp mazeretleri kafanızdan silmelisiniz.
Ve bir Türk gibi başlamak. Japonlar bize neden hayran biliyor musunuz? Çünkü onlar bizi tanıyorlar hem de belki bizden daha iyi. Türk milleti olarak aşırı pratik zekalı bir toplumuz. İstanbul'un Fethi'nde karadan yağlı kızaklarla gemi geçirmeyi başka kim düşünebilirdi? İnanın Türk olmanın nimetini kitabın ilerleyen sayfalarda tadacaksınız. Bir Türk olarak sizi diğerlerinden daha üst noktalara getirecek fikirler üreteceksiniz.

ARAMA MOTORLARININ ÖNEMİ NEDİR?

Müthiş pazarlama dehaları olan Amerikalıların geliştirdikleri Arama Motorları internette aradığınız bir şeyi bulmanıza yardımcı olurlar. Şimdi kendinizi bir düşünün yabancı bir yerdesiniz ve alışveriş yapmanız gerekiyor. Marketin yerini kime sorardınız. Tabi ki bilen birine. İşte arama motorları netin bilge kişileridir. Aradığınız kelimeleri veritabanında yani hafızasında kayıtlı bilgilerden seçerek size sunar. Bu sunma arama motoruna göre en iyiden en kötüye şeklinde olmaktadır.

Mesela siz bilge kişimize yani arama motorumuza en yakın ve en kaliteli marketin yerini sordunuz. Web Dünyasında mesafe kavramı olmadığı için size en kaliteli marketi gösterecektir. Peki bu en kaliteli nasıl belirlenir yani arama motorlarının gözünde en iyi kimdir? Bu soruyu yine güncel hayata dönerek verelim. İyi bir marketi nasıl tanımlarsınız? Hadi hep birlikte iyi bir marketin özelliklerini tanımlayalım:

● Uzun bir geçmişi olması yani deneyimli olması
● Başkaları tarafından çokça tavsiye edilmesi
● İçinin ve dışının iyi bir görüntüye sahip olması yani göze hitap etmesi
● İçinde yolunuzu rahatlıkla bulmanız için tasarlanmış tezgahlar
● Aradığınız ürünü daha rahat bulabilmeniz için levhalar
● Manav tezgahının yanında deterjanların bulunması gibi saçmalıkların olmaması

Evet arkadaşlar arama motorları da sizden farklı düşünmezler çünkü onları da insanlar yapmıştır. Bu maddelerin internete uyarlanmış şekillerini ileriki başlıklarımızda ayrıntılı göreceğiz. Bu maddeler SEO'nun temel taşlarını oluşturuyorlar.

Arama motorları internetin en çok ziyaret edilen siteleridir ve diğer sitelere de en temiz ve en sadık ziyaretçileri gönderen sitelerdir. Arama motorları arasında ise en meşhuru ve en iyisi özellikle Türkçe bir site için Google'dır. Google bir webmasterın en iyi dostudur. Çünkü en çok ziyaretçisini o göndermektedir, ayrıca değişik hizmetler ile para kazanmasını sağlamaktadır ve ücretsiz reklamını yapmaktadır. Şimdi isterseniz Google'a biraz daha yakından bakalım.

GOOGLE NASIL INDEXLER?

Indexleme terimini belki ilk defa duyuyorsunuzdur. Bu yüzden bir açıklama yapalım. Buradaki indexleme arama motorlarının sizin sitenizi kendi veritabanına kaydetmesi demektir. Bu kısa bilgiden sonra Google'ın sitenizi nasıl indexlediğini yani veritabanına nasıl kaydettiğini açıklayalım.
Google arama motorunun 3 adet bilinen “bot” u vardır. Peki bot nedir? Bot arama motoru yazılımlarının bir parçasıdır. Sitenizin her sayfasına girer, kategorilendirir ve son olarak da veritabanına kaydeder.

Google'ın iyi bilinen 3 botu: Adsense Botu, FreshBot ve DeepCrawl...

Adsense Google'ın webmasterlar için sitelerinde içeriklerine göre reklam yayınlayıp para kazanabilecekleri bir sistemdir. Tahmin edeceğiniz gibi Adsense Botları bu reklamları yayınlayan siteler içindir. Sitenin içeriği değiştikçe veya yenisi eklendikçe Adsense reklamları içeriğe göre reklam yayınlamak için her değişmeden sonra 15 dk. içerisinde gelirler ve yeni yerleri indexleyip giderler.

Fakat bizi asıl ilgilendirenler FreshBot ve DeepCrawl botlarıdır.

Freshbot sitenizdeki en popüler ve yeni sayfalar ile ilgilenirler. Bunun bir veya binlerce olması önemli değildir. Amazon.com ve CNN.com gibi sitelerin sık sık güncellendiği ve çok talep aldığı Google tarafından fark edildiğinden beri bunun gibi siteleri her 10 dakikada bir ziyaret edip kaydeder. Diğer tipik sitelere bu botun uğrama sıklığı popülerlik ve güncelleme ile orantılı olarak 1 ile 14 gün arasında değişir.

Bir FreshBot sitenizi ziyaret ettiğinde sitenizdeki linkleri tek tek gezer ve onları bir veritabanına kaydeder. Bu sayede DeepCrawl sitenize geldiği zaman bu linkler ona yol gösterir ve işini yapmasına yardımcı olur.

DeepCrawl ise ayda bir sitenize uğrar ve sitenizdeki bütün bilgileri indexler. Bu sitenizdeki yeni bilgilerin Google sonuçlarında neden bir ay sonra çıktığının da göstergesidir.

Kısaca Google arama motorunun indexleme prensibini anlattık. Şimdi artık yavaş yavaş SEO ile ilgili daha detaylı konulara gireceğiz.

NASIL İNTERNET STAR OLUNUR?

Kimileri hayal sattığımı ileri sürerek internet star tabirini abartılı buluyorlar. Ben bu görüşe katılmadığımı belirterek internet star tabirinin tam arkasında duruyorum. Neden derseniz ben her konunun en iyisi olduğuna inanırım. Mesela en iyi aktör Nicolas Cage veya en iyi site gazete Zaman olabilir (Bu yazıyı yazarken ki en yüksek satış oranı göz önüne alınmıştır.). Sizin sitenizde konusunda internet star olabilir. Nasıl mı? Tabi ki konusu ile ilgili aramalarda en üst sırada çıkarak. Eğer arama motorlarında yumurta kelimesinde birinci sırada çıkıyorsanız siz “İnternet Yumurta Star” sınız demektir. Komik gelebilir yumurta sadece bir örnek siz kendi sitenizin içeriğini göz önünde bulundurarak o kısımı değiştirebilirsiniz.

Anlatmak istediğim kendinize bir alan seçin ve o alanda yürüyün. Gerekli taktikleri uyguladıktan sonra başarı kaçınılmaz. Tabi internette konunuzla ilgili star olmaz için önce bazı basit seo kurallarını uygulamanız gerekir. Hatırlarsanız iyi bir marketi tanımlamıştık. İyi bir site ise o sıralamaya göre gidecek olursak:

● Deneyimli ve uzun bir geçmişi olan
● Diğer siteler tarafından çokça tavsiye edilen ki biz buna back-link diyoruz
● Göze hitap eden güzel bir dizayna sahip olması
● Yolunuzu rahatlıkla bulabilmeniz için akıllıca düzenlenmiş navigasyon menüsü
● Aranılanların daha rahat bulunması için oluşturulmuş etiketler ki bunlara da meta-tag diyoruz
● Sağlam bir içerik ki ve site ile alakasız şeylerin sitede bulunmaması

diyebiliriz. Bunlar SEO oyunumuzun ilk ve en basit adımlarıdır. Ayrıca diğer bölümlere geçmek için olmazsa olmazlarıdır. Bunlarında detaylarına inip nasıl elde edileceklerine dair ipuçlarlarını ileriki başlıklarımızda vereceğiz. Şimdi isterseniz konumuzu biraz daha derinleştirelim.

EN BÜYÜK SİLAHINIZ: İÇERİK

Sitenizin gerçek bir internet star olmasını istiyorsanız en başta ona belli başlı özellikler kazandırmalısınız. İçerik bir sitenin en önemli silahıdır. İçerik bir sitenin genel konusudur yani ziyaretçiye sunulan şeydir. Bir içerik nasıl olur örnek vermek gerekirse: Turizm Kaynakları, Hastalık Teşhis ve Tedavi Yöntemleri, Rock Müzik Grupları ile Röportajlar gibi daha milyonlarca sayabiliriz. Bir webmasterın sitesine içerik seçerken dikkat etmesi gereken en önemli husus o içerik hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Ziyaretçinize o konu ile ilgili en detaylı ve en işe yarar bilgileri sizin vermeniz gerekir ki devamlı bir ziyaretçi kitleniz olsun. Sizin sitenizin konusu ile ilgili bir çok site olabilir ama yılmayın o konu hakkında iyi bir birikime sahipseniz bir şekilde zaten diğerlerinden sıyrılırsınız.

Anlatmak istediğim kendinize bir konu seçin. Bu konu iyi bildiğiniz bir konu olsun. Ben hiçbir şeyden anlamam demeyin kendi yaşadığınız semti bile anlatabilirsiniz hatta kendinizi ve zevklerinizi, hoşunuza giden şeyleri, ilginizi çeken haberleri paylaşabilirsiniz. Yeter ki konu hakkında bilgi sahibi olun.
İçerik bir sitenin en önemli silahıdır çünkü bir ziyaretçi bir siteye içeriği için gelir. Eğer fake yani yanıltıcı içerik kullanıyorsanız bu ziyaretçinin sizi bir defadan sonra ziyaret etmeyeceği hatta hemen sayfanızı kapatacaktır. Ben sizin böyle yanıltıcı işlerle değil de gerçekten sağlam ve köklü bir internet sitesine sahip olmak istediğinizi düşünerek yazılarımı yazıyorum.

Evet mesela kendi şehrinizi tanıttığınız bir site hazırladınız ve bir de forum eklediniz. Sitenizi kimler mi ziyaret eder? Daha önce iş, eğitim ve başka amaçlarla memleketini terk etmişler, eğer yaşadığınız yer turistik bir yer ise içeriğinizi ingilizceye çevirmeniz yabancı ziyaretçi sayınızı artıracaktır. Forum sayesinde memleketinden uzaktakilere memleketlerinden haber verebilirsiniz, ayrıca memlekette yaşayan kişiler için sosyal bir ortam oluşturmuş olursunuz.

Başka bir örnek verelim. Bir doktorsunuz ve bir alanda uzmanlığınız var, bir hastalık üzerine çalışıyorsunuz. Hastalıkla ilgili genel bilgileri verdiğiniz, ürettiğiniz veya üretmeye çalıştığınız çözümleri internet üzerinden ziyaretçiler ile paylaşabilirsiniz. Eğer yine içeriğinizi ingilizce yaparsanız dünya çapında bu hastalıktan müzdarip olan hastalar ile görüşüp dertlerini dinleyebilir ve belki de uluslar arası bir üne sahip olabilirsiniz.

Örnekleri çoğaltmak her zaman mümkün fakat en başta da dediğimiz gibi eğer siz insanlara dünyanın en faydalı şeyini sunuyor dahi olsanız bunu açıklamazsanız insanlar sizi bulamaz. Açıklamak için en güzel yol arama motorları ve sizin arama motorlarında üst sıralara çıkmak için iyi bir SEOya ihityacınız var.

ANAHTAR KELİMELER (KEYWORDS)

Anahtar kelimeler sitenizin içeriğini hakkında arama motorlarına ve dolayısı ile hedef ziyaretçi kitlesine fikir veren kelimelerdir. Yani sizin sitenizin özetidirler.

Doğru anahtar kelime nasıl seçilir? Doğru anahtar kelime seçmenin en kolay ve sağlam yolu bununla ilgili hizmet veren sitelerden kelime yoğunluğunuzu ölçtürmenizdir. Lütfen bu konu ile analiz yapmaktan çekinmeyin yani kendi hislerinize güvenerek anahtar kelime seçimi yaparsanız yanılgıya düşersiniz.
Örnek olarak kitaplar ile ilgili bir site hazırlamıştım. Bu sitede sadece kitap özetleri bulunuyordu. Kitap özetlerinden başka bir şey bulunmayan bu siteme kitap, özet ve benzeri bir çok anahtar kelime seçtim fakat sonuç hüsrandı. En sonunda anahtar kelimelerin analizlerini yaptım ve büyük bir şok yaşadım. 

Sitede kullanılan kelimeler arasında kitap ve özet çok aşağı sıralarda yer alıyordu. Evet problem belirlendiğine göre çözümü kolaydı. Hemen gerekli sayfalara o sayfalarda en çok kullanılan kelimeleri yerleştirdim ve tekrar analiz ettirdiğimde bu sefer gerçekten de sonuç iyiydi.

Kiminiz neden doğru anahtar kelime seçimi bu kadar önemli diyeceksiniz. Yine günlük hayata dönelim. Televizyonda reklamları izliyorsunuz. Muhteşem bir kitap mağazası açılmış ve büyük indirim var. Siz ertesi gün vakit kaybetmeden mağazanın yolunu tutuyorsunuz ve bir bakıyorsunuz ki karşınızda bir manav hem de öyle kocaman da değil! Evet çok absürt bir örnek oldu yalnız inanın bana internette daha saçmalarına bile rastlamak mümkün.

Hal böyle olunca arama motorları da buna önlem amaçlı içerikle uyuşmayan anahtar kelimeleri kullanan siteleri pek sevmiyor ve yükselmesine pek de olanak tanımıyor. Yani sizin anahtar kelimenizde yumurta yazıyorsa arama motorları sitenize uğradığında orada yumurta görmek isterler. Eğer bulamazlarsa hayal kırıklığı yaşarlar ve inanın size de yaşatırlar.

Bu noktada tedbirli olmalıyız. İçeriğinizi yazarken ağırlık oluşturan gereksiz kelimelerden kaçının ve sitenizi ne üzerine inşa etmek istiyorsanız ziyaretçiyi çok rahatsız etmeyecek şekilde ilgili kelimeleri daha fazla kullanmaya özen gösteriniz. Sitenizi yazdıktan sonra keyword analiz eden siteleri kullanarak hangi kelimelerin yoğunlukta olduğunu ölçün ve o kelimeleri keyword yani anahtar kelime olarak kullanın.

Sizlere bu hizmeti veren ve kitaptaki kullanmanızı tavsiye ettiğimiz hizmetleri kullanacağınız sitelerin adreslerini kitabın sonunda başlıklar halinde kaynakçada yer vereceğiz.

Unutmayın anahtar kelimeler sizin hangi kelimede internet star olacağınızı belirler.

DOMAIN SEÇİMİ

Bu konu ile fazla detaya girmeyeceğim çünkü girecek bir detayımız yok. Öncelikle seçeceğiniz domain adında anahtar kelimelerinizin bulunması çok önemli. Çünkü arama motorları yapılan aramalarda alan adlarına önem veriyor.

Bir alan adı seçerken bir Türk olduğumuzu varsayarsak kullanacağımız anahtar kelimelerde de Türkçe karakter olacağını varsayarsak şunu söyleyebilirim ki alacağınız alan adında Türkçe karakter kullanamayacaksınız. Mesela sitenizin anahtar kelimelerini kendi adınız olan “Sinan Şaran” şeklinde belirlediniz fakat aldığınız alan adında Türkçe karakter kullanamayacaksınız yani alan adınız muhtemelen sinansaran.com/net/org vs. şeklinde olacaktır. Fakat arama motorlarındaki aramalarda “Sinan Şaran” şeklinde aranacağınız için çıkan sonuçlarda domain adınızdaki sadece sinan kısmı bold yani kalın gösterilecektir. Yani sinansaran.com şeklinde görünecektir. Bu yüzden eğer çok uzun anahtar kelimeleriniz var ise bunlardan Türkçe karakter içerenlerini göz ardı ederek alan adınızı kısaltabilirsiniz. Bu size daha akılda kalıcı ve kolay bir domain elde etme şansı tanır.

İkinci önemli etken ise alan adınızın ömrüdür. Yani alacağınız ad yeni ise işiniz çok demektir. Fakat ikinci el ve geçmişi temiz olan bir domain edinmeniz sizin daha da yararınıza olacaktır. Yalnız ikinci el domain alırken dikkat etmeniz gereken şeyler var. Bunlardan en önemlisi alacağınız domainin zamanında arama motorları tarafından banlanmamış olması gerektiğidir. Eğer böyle ise arama sonuçlarında çıkmazsınız. İkinci önemli nokta ise alan adının daha önce ne olarak kullanıldığıdır. Yani buradaki önemli olan şey çok absürt bir örnek olacak ama adult içerik ile kullanılmış bir domaini ve bir çok internet kullanıcısının aklında adult olarak yer edinen bir domaini sosyal amaçlı veya dini amaçlı gibi çok zıt noktada kullanmak hataların e büyüğü olur.

Dediğimiz gibi alan adınızın içerikle ilgili olmasından öte alan adınızda anahtar kelimelerinizin olması daha önemlidir. Örnek vermek gerekirse internette çok meşhur bir örneği gösterebiliriz. Mp3 sitesi için muzikkutusu.com yerine zurnamp3.com gibi bir isim daha iyidir hatta zurnamp3.com diğer domaine seo alanında çok büyük bir fark atar. Umarım anlatmak istediğimi net olarak ifade edebilmişimdir.

NASIL BİR TASARIM ve KODLAMA

Tasarım ve programlama konusunda pek profesyonel olmadığımı ifade etmek zorundayım. Fakat en azından iyi bir seo için nasıl bir tasarım ve kodlama gerektiğini biliyorum ve size de bunlardan bahsedeceğim. Yani size ne yapmanız gerektiğini söyleyeceğim fakat nasıl yapacağınızı söyleyemeyeceğim. Bu konuda dürüst olmak ve kendimi size tasarım ve programlama uzmanı olarak göstermek istemiyorum.

Evet önce göze hitap edelim değil mi. Siz bir internet kullanıcısı olarak gezdiğiniz siteleri kontrol edin ve onların nasıl bir şekilde düzenlendiğine iyice dikkat edin. Birde hangi siteleri hemen kapattığınızı ve hangi sitelerin gözlerinizi yorduğuna dikkat edin. Bunlar size nasıl bir tasarım sorusunun cevabına ışık tutacak incelemeler olacaktır.

Birbirine bariz bir şekilde girmiş renkler, aşırı büyük resimlerden dolayı on saate açılan sayfalar ve her tarafı reklam dolu olan sayfalar bariz bir şekilde bizi deli ediyor. Bunlardan aklı başında birçok webmaster kaçınıyor zaten. Fakat sizi ayıracak başka şeyler olmalı. Yani siz daha da detaya inmelisiniz. Örneğin renklerin dilini araştırın. Her rengin bir anlamı vardır. Sizde sitenizin içeriğine göre onu anlatan renkleri daha fazla kullanın. Örneğin yeşil güvendir. Ben şahsen yeşili çok severim ve dikkat ederseniz banka logolarının çoğunda yeşil kullanılmaktadır. Diğer renklerin manalarını da internetten çok rahat araştırarak bulabilirsiniz. Başka detaylar mesela reklamlar. Eğer yeni bir site iseniz bir süre reklam kullanmayınız. Daha sonraları sitenizde pek belli olmayacak içerikle uygun hatta içeriğin bir parçası şeklindeki reklamları kullanabilirsiniz.

Bir sitedeki en önemli noktalardan biri navigasyon menüsüdür. Bu menü ziyaretçinin can simididir. Bu sayede sitede rahatlıkla gezer ve istediğini rahatlıkla bulur. Hazır butonlar kullanmayınız. Bunlar sitenizi çocukça gösterir. Bu bahsettiklerime Frontpage deki butonlarda dahildir. Nasıl bir menü derseniz size sitenizi tam anlamı ile ifade eden ve CSS ile hazırlanmış menüleri tavsiye ederim. Google CSS'yi çok sever ve arkadaşlar inanın CSS bir site için büyük kolaylıktır. Tek bir dosya halinde hazırlanır ve kodlamada gerekli yerlerde çağrılarak kullanılır. Yani menünün değişmesi gerektiğinde bütün sayfaları tek tek değiştirmek yerine sadece tek CSS dosyasını değiştirmeniz yeterlidir. Eğer CSS'den anlamıyorum diyorsanız hiç dert etmeyin öğrenmesi çok kolay. Hatta öğrenmeden bile internetteki hazır servisler ile istediğiniz bir CSS menüyü dakikalar içinde oluşturabilirsiniz. Böyle bir uygulamayı R10.NET webmaster forumunda The Hawk takma adı ile CSS bölümünde anlattım. İsterseniz inceyebilirsiniz.

Sitenizde bir sitemap yani site haritası bulundurun. Site haritası sitenizdeki sayfaların tamamının linklerinin bulunduğu sayfadır. Bunu kendinizde hazırlayacağınız gibi eğer çok fazla sayıda sayfanız varsa ücretsiz hizmet veren sitelerden faydalanabilirsiniz. Kitabın sonunda kaynakça kısmında bu hizmeti veren sitelerin bir kısmını verdik oradan faydalanabilirsiniz.

Sayfa uzantılarınız statik olsun yani .html veya .htm gibi. Bu şekilde arama motorları sitenizi daha iyi indexler. Php ve asp ile programlanmış sitelerinizi Birkaç kod değiştirerek statik hale getirebilirsiniz. Kullandığınız script açık kaynak kodlu ise genel destek sayfasından bunun için yardım isteyebilir veya ücretli olarak kodlama yaptırıyorsanız uzantıların statik olmasını baştan isteyin. Lakin artık bu seonun en öenmli ayaklarından biridir. Statik uzantılı siteler seolu siteler diye tanımlanır.

Bir sayfada elliden fazla bağlantı kullanmamaya özen gösterin ve kullandığınız resimlerde ALT tagi kullanmaya özen gösterin yani resimlere gizli açıklamalar girin.

Frontpage kullananlar iyi bilir her yeni sayfanın kodlamasında ROBOTS taglari kullanılır. Siz bunun yerine robots.txt dosyasını kullanın. Google'da arama yaparak bu dosya ile ilgili daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Ayrıca tasarım ve kodlamada size dediğim gibi beğendiğiniz siteleri ve siz beğenmesenizde genelin ilgisini çeken siteleri inceleyiniz ve kendinize birkaç örnek belirleyiniz.

GOOGLE SİTENİZİ 24 SAATTE INDEXLESIN!

Evet sizler ile gerçekten denenmiş sağlam bir sır paylaşacağım. Bu sır SEO MADE EASY adlı elektronik kitaptan alınmıştır. Sizlere daha önce Google'ın nasıl indexlediğini anlatmıştık. Şimdi ufak bir dönüş yapalım o konuya ve indexleme neydi onu bir hatırlayalım.

Yeni bir site açtık ve bunu ilk önce Google'a kayıt ediyoruz: http://www.google.com/addurl.html

sanırım adres pek yabancı gelmedi. Sitemizi kayıt ediyoruz ve bekliyoruz peki ne kadar. Yaklaşık 6 hafta belki en iyi ihtimalle 4 hafta. Peki daha erken çıkmanın bir yolu yok mu? Tabi ki var. Bu başlığı bunun için açtık zaten. Size tam bir gün içerisinde Google tarafından indexlenmeyi vaat ediyoruz. Gelelim yönteme.

Öncelikle anahtar kelimelerimizi hatırlıyor muyuz? Evet ben örnek olarak “yumurta” kelimesini seçtim. Google'a giriyoruz ve anahtar kelimemizi yani yumurta kelimesini arıyoruz. En yüksek pr değerine sahip siteleri seçiyoruz. Zaten en iyiler her zaman en tepede oldukları için zorlanmayacaksınız. Hedef pagerank değerimiz en az 5 olmalı. Pr5 ve üzeri siteleri buluyoruz ve onlara link değişimi yapmak istediğimize dair sağlam bir mail yolluyoruz. Eğer profesyonelce yapılabilirse sonuç alma ihtimaliniz var. Eğer bu şekilde 1 adet pr5 back-link alabilirseniz siteniz 3 günden az bir zamanda indexlenir. Eğer pr6 değerinde bir back-link elde ederseniz siteniz 24 saatten az bir sürede indexlenir. Pr5 değerinde 6 adet back-link alırsanız yine 24 saatten az bir sürede indexlenirseniz.

Burada bir tavsiyem pr değeri yüksek bazı siteler belirli bir ücret karşılığı sizlere link vermektedir. Mesela pr7 değerindeki bir siteden aylık 150$ karşılığında link alabilirsiniz. Zaten bir aylık yeter bile. Çünkü o ayın sonun siteniz çoktan indexlenmiş olacak.

DİZİNLERİN ÖNEMİ NEDİR?

Dizinlerin önemini anlatmadan önce bir dizin nedir, işlevi nedir gibi soruların cevaplarını vermek istiyorum. Dizinler interneti kategorize eden ve aradığınız websitelerini daha rahat bulmanızı sağlayan sistemlerdir. Arama motorları bazen size aradığınız kelimeler için doğru sonuçları veremeyebilir çünkü spam dediğimiz aldatıcı tarzda siteler vardır. Yani siz bir hastalıkla ilgili bilgi arıyorsunuz ve o hastalığın ismini arama motorunda aradınız. Sonuçta ilk gelen sayfayı açıyorsunuz ve karşınızda arkadaşlık sitesi. Bu tarz aldatıcı siteler ile uğraşmadan direkt olarak konu ile ilgili sitelere büyük dizinlerden rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Dizinler daha güvenlidir. Çünkü siteleri robotlar değil insanlar inceler ve aldatmaya meydan vermeyecek şekilde siteleri eklerler.

Biraz önce dizinlerin genel olarak insanlara yararlarını anlattım. Şimdi biraz da bizi asıl ilgilendiren bölüme geçmek istiyorum. Bir webmaster olarak sitenizin dizinlerde bulunmasının bir çok önemi vardır. Birincisi dizinleri arama motorları çok sevmektedir. Özellikle Google tarafından desteklenen DMOZ'da ise sitenizin bulunması çok önemlidir. Çünkü Google DMOZ'u desteklemektedir hatta kendi dizininin kaynağı da DMOZ'dur. DMOZ'da sitenizin bulunması demek sitenizin daha çabuk indekslenmesi demektir. Ayrıca DMOZ gibi büyük dizinlerin iyi bir ziyaretçi kitlesi vardır ve size gerçekten sağlam bir ziyaretçi grubu gönderebilir.

Dizin seçimi ve dizinlerin önemi ile ilgili daha detaylı bilgileri sıradaki başlıklar altında inceleyelim.

BACK-LINK NEDİR? ve BACK-LINK ÇEŞİTLERİ

Back-link yabancı bir kavramdır. Türkçeye çevirmek gerekirse geri bağlantı veya arka bağlantı diyebiliriz. Diğer sitelerin sizin sitenize verdiği her bir bağlantıya back-link deriz. Back-link sayısı arama motorları gözündeki değerinizle doğru orantılıdır. Şimdi isterseniz back-link çeşitlerini ve nasıl alabileceğinizi inceleyelim.

Karşılıklı Link: Bu iki sitenin birbirlerinin linklerini yayınlamaları ile gerçekleşir.

Tek Taraflı Link: Bu ise bir sitenin karşı siteden link almadan o siteye link vermesi demektir.

Karşılıklı link değişimi doğru yapıldığı zaman çok getirisi olan fakat bir o kadar da zamandan kaybettiren bir işlemdir. Bu süreç içerisinde webmaster sitesi ile link değişimi yapacağı siteleri internetten tarar. İlk olarak uygun sitelerin bir listesi yapılır. Sonra webmasterlarına bir mail yollanarak istek belirlenir. 

Örnek bir mail yazmak gerekirse:

Değerli webmaster;
Link değişimi yapmak için içeriğime uygun kaliteli siteler ararken sizin siteniz ile karşılaştım. Size karşılıklı link değişimi yapmayı teklif ediyorum. Sitemin bilgileri aşağıdaki gibidir.
Başlık: SEO ve DİZİN MAKALELERİ BLOGU ADRES: http://www.sitebir.org

AÇIKLAMA: Seo ve dizin makaleleri. Phpld ve diğer dizin scriptleri ile ilgili bilgiler, temalar, eklentiler ve ücretsiz e-kitaplar...
Eğer ilgilenirseniz sitenizin bilgilerini ve linkimizin nerede bulunduğunu bize mail yolu ile bildiriniz. Eğer ilgilenmiyorsanız cevap vermemeniz bize düşüncenizle ilgili bir fikir verecektir.

Vakit ayırdığınız için teşekkürler...

Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz 
www.hafzullah.com

Eğer cevaplar almaya başlarsanız kabul eden sitelerin linklerini bir an evvel ekleyin ve eklediğiniz sitenin webmasterına linki eklediğinizi ve eklediğiniz linkin sayfasını belirten detaylı bir bilgilendirme maili yollayın.

Bu değişime devam etmek için değişim yaptığınız siteleri tek tek rutin olarak olarak kontrol etmelisiniz ki değişime devam edebilesiniz. Genelde çoğu webmaster sözünü tutar ama yine de aralarından çürük elma çıkabilir dikkatli olmalısınız.

Tek taraflı link değişimi alabileceğiniz en iyi back-linktir. Alması ise genelde çok zordur. Ama eğer sonucunda alınacak ödüller varsa uğraşmaya değer değil mi?

Tek taraflı link almanın en kolay yolu sitenizi dizinlere kayıt etmektir. Piyasada bir sürü bedava kaliteli dizin var, kayıt olabildiğiniz kadar dizine kayıt olun buna değer.

Ayrıca paralı bir takım dizinlerde vardır. Bütçeniz elverdiğince bütün dizinlerde sitenizle ilgili kategorilerde görünmeye çalışın.

Eğer makale yazma gibi bir yeteneğiniz varsa sizin makalenizi izin verirseniz kendi sitesinde yayınlamak isteyen çok kişi olacaktır. Tabi makalenizin altında da sitenize giden bir link ile. Kimileri bu durumda çifte içerikten dolayı arama motorlarının sitesini banlayacağını düşünür. Bu durum için ise önerebileceğim makalelerini en önce kendi sitenizde yayınlamanızdır.

Son olarak bir siteye sizin linklerinizi karşılıklı veya karşılıksız yayınlayabilir fakat yayınladığı linkin açıklamasında anahtar kelimelerinizin olmasına özen gösterin.

BÜTÜN BACK-LINKLER ÖNEMLİDİR!

Sitesi için back-link yapma çalışmalarına başlayan bir webmasterı çoğu zaman düşündüren ve ona vakit kaybettiren bir işlem vardır: Back-link alacağı sitelerin pr değerlerini öğrenmek.

Ne yazık harcadığımız şu zaman!

Bu günün pr0 sitesi yarın pr6 olabilir. Ben bunu bizzat kendime ait iki sitemde yaşadım. Belli bir seviyeye geldikten sonra pr6 ile ödüllendirildiler. Şimdi ise ben pr0 iken link almaya tenezzül etmeyenlere soruyorum pr6 olduğumda nasıl almayı düşünüyorlar.

Yukarıda anlattığım senaryo herkes için aynı değildir. Önemli olan bir site şu an çok yavaş yükseliyor olabilir fakat siz o sitenin webmasterını tanımıyorsunuz ve sitesini geliştirmek için ne kadar çalıştığını bilmiyorsunuz. Kendinizi göz önüne alarak düşünün sitenizi daha iyi bir yere getirmek için çalışmıyor musunuz? Eğer öyle olmasaydı bu kitabı okuyor olmazdınız. Yani siz aylar sonra meyve verecek bir ağaçtan meyvenizi ayırtmış oluyorsunuz.
Üstelik bir sitenin pr değeri sıfır olabilir hatta hiç pr değeri bile olmayabilir fakat site tonlarca ziyaretçi alıyordur. Şimdi siz günlük 11k ziyaretçi alan bir siteyi pr değeri sıfır diye es mi geçeceksiniz? Evet bence de aptalca olurdu.,

Bu yüzden elinizden geldiğince çok back-link alın. Vakit kaybetmeyin. İnanın faydasını göreceksiniz.

NASIL BACK-LINK ALIRIZ?

Back-link almanın önemini sanırım kavradık. Şimdi ise nasıl back-link alabileceğimize dair bir yazı var sırada. Çoğu zaten bilinen sağlam yöntemler ama unutmayalım zaten bu kitabı seo hakkında hiçbir şey bilmeyen birinin seviyesine göre hazırladık.

DİZİNLERE EKLEME: En meşhur yöntemdir sitenizi dizinlere eklemek. Bence en kolay ve kısa vadeli yöntemdir ayrıca. Çünkü ortalıkta bir sürü dizin var ve bununla da yetmiyor size hangi dizine eklemenizin daha yararlı olacağını söyleyen bir çok kaynak var. Bu yüzden sizin yapacağınız ilk şey sitenizi bulabildiğiniz her dizine eklemektir.

LİNK DEĞİŞİMİ: Link değişimleri de back-link almak için önemli bir yoldur. Bu durumda dikkat etmeniz gereken iki şey var. Birincisi elinizden geldiği kadar kendi siteniz ile uzaktan yakından ilgili siteler ile link değişimi yapın. Sizin sitenizle içerik bakımından alakası olmayan siteler ile ise kısa dönemde size bir şey kazandırmayacaksa link değişimi yapmayın. Yani burada pr değerinden ve ziyaretçi sayısından bahsediyorum. İkincisi ise webmasterları aşırı rahatsız etmeyin. Yani yüzlerce webmastera link değişimi yapmak istediğinizi belirten aynı maili yollamayın. Kısacası spam yapmayın. Bu belki işe yarar ama siz bile hangi webmaster ve hangi site ile link değişimi yapmak istediğinizi unutabilirsiniz. Ayrıca bu sizin ciddiyetsizliğinizi ve işe emek harcamaktan kaçındığınızı gösterir. Bu yüzden link değişimi yapacağınız siteyi dikkatle inceleyin ve webmasterına bilgi dolu sağlam bir mail gönderin. Önceki konularda örnek bir mail yazmıştık. Bu daha çok işinize yarayacaktır.

SAĞLAM İÇERİK: Evet benim ve hemen hemen her internet kullanıcısının sevdiği şey tabi ki içerik. Güzel bir site yapın ve kaliteli bir içerik oluşturun. Eğer insanların hoşuna gidecek bir şeyler varsa ve sitenize link veriyorlarsa o site gerçekten işe yarar demektir.

FORUMLARDA POST ATMAK: Bu başlığı atmakta çok kararsız kaldım fakat sonradan yazmaya karar verdim ve bunu açıklamak istedim. Forumda post atmaktan kastım şudur: “Bir foruma üye ol ve oraya katkıda bulun.”. Bunun anlamı bir foruma üye olup linkinizi bin defa spamlamak demek değildir. Bir çok forum size imza için bir alan verir. Siz de oraya linkinizi yazarsınız buyurun size back-link. Eğer forumda dürüst ve düzenli bir üye olarak tanınıyorsanız bu size back-linkten ziyaretçi de kazanacağınız manasına gelir. Spam yapmak sizi amatör göstermekten başka bir şey yapmaz. Zaten bu türden açacağınız konular da aynı gün bir moderatör tarafından daha arama motorları linkinizi görmeden silinecektir.

RSS BESLEMESİ: Rss beslemeleri sitenizin içeriğinin başka sitelerde veya programlar aracılığı ile bir köşe bir bant halinde yayınlanmasını sağlar. Yani içeriğiniz bir başka sitede altında Orijinal sizin sayfanıza giden bir link ile yayınlanması. Buyurun size back-link.

MAKALE EKLEMEK: Eğer bir konu ile ilgili bilgi birikiminiz var ise bunu yazılara dökün yani yararlı makaleler yazın. Yayınladığını ve altında sitenizin linkinin bulunduğu her makale bir adet back-link demektir. Ve makale yazmanın en güzel tarafı ise genelde bir makaleyi onlarca siteye ekleyebilirsin ayrıca başkaları size hiç zahmet vermeden makaleleri kendi sitesine koyar ve back-link sayınız artar. Gerçi güzel ülkemde makale siteleri pek yaygın değil ama ben şahsım adıma sayılarını çoğaltmak için ücretsiz scriptleri toplayıp webmasterlara sunmaya çalışıyorum. Çünkü makale siteleri aynı zamanda bilgi depolarıdır ve bizim bu tarz sitelere çok ihtiyacımız var.

BİZE LİNK VERİN KODU: Sitenizin yerinde “bize link verin” kodu için alan oluşturun. Bu kod basit bir HTML kodudur ve insanlar sadece kopyalayıp kendi sitelerine yapıştırırlar. Bu genelde bir çok sitede vardır bu yüzden farklı olmak size çok şey kazandıracaktır. Sadece yazılardan oluşan kodlar vermeyin. Bununla birlikte güzel bannerlar hazırlayın bunlar göze hitap etsin ve bir çok çeşidi olsun. Karşıdaki kişiye seçme şansı tanıyın. Bu sayede kişi tasarımına en uygun olanını seçer. Hatta bazı kişiler buna bende dahilim tasarımı tamamlamak için bannerlara ihtiyaç duyarlar bu neden sizin sitenizin güzel bannerları olmasın?

LİNK SATIN ALARAK: Back-link alma ile ilgili yazımızın son maddesine biraz da bütçesi elverenleri ilgilendiren maddesine geldik. Eğer paranız varsa size önerebileceğim son yöntem para ile link satın almanızdır. Unutmayın madem parası ile satın alıyorsunuz o zaman pr değerine ve sitenizin içeriği ile ilgili olmasına dikkat edin. Bu sayede hem back-link hem de ziyaretçi kazanmış olursunuz.

SİTENİZİ DİZİNLERE KAYDETMENİN FAYDALARI

Şüphesiz ki websitenizi arama motoru dostu ve yüksek pr değeri olan dizinlere kayıt etmek faydalıdır, peki neden? Bir çok webmaster forumunda hemen hemen herkesin sorduğu ve genelde askıda kalan bir soru vardır:

// Neden sitemi dizinlere kayıt etmeliyim?

Sitenizi dizinlere kayıt ettirmenin size neler kazanacağı ve önemi konusunda diğerleri kendi düşüncelerini belirtmeye çalışadursunlar, size tek taraflı link almanın 2 adet değişmez ve açık faydasını yazacağım.

1. Arama motoru robotları yüksek pr değerli dizinleri çok sever. Bu robotlar yüksek pr değerli dizinleri sık sık ziyaret eder ve aktif bir şekilde oradaki linkleri de izler. Yani sizin sitenizi. Buradaki fayda sitenizin arama motoru robotları tarafından hızlı bir şekilde ziyaret edilmesi demektir. Benim görüşüme göre büyük ihtimalle de en büyük faydasıdır bu. Kendi sitenizi direkt olarak büyük bir arama motoruna kaydederek alacağınız sonuçtan daha hızlı bir sonuç alabilirsiniz bu şekilde...

2. Sitenizi dizinlere eklemekle pr değerinizin gelecekte yükselmesini sağlayabiliyorsunuz. Sahte pr değeri gösteren dizinler bir yana, gerçekten yüksek pr değeri olan bir dizinden alacağınız linkin size faydası büyüktür ve sitenizin gücünün bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Ayrıca yüksek pr değerli bir websitesi sahibi olmak link satarak size ileride para kazanma şansı sağlayabilir.

Bir çoğunuz belki bu kadar mı diyebilir. Tabi ki değil ama bu kitap başlangıç düzeyi olduğu için şimdilik bu kadar bilgi yeter. Zaten sadece bu iki sebep bile sitemizi dizinlere kayıt ettirmek için yeterli.

DMOZ FAKTÖRÜ

Dmoz hakkında piyasadaki forumlarda o kadar çok yorum varki. Gerek negatif gerek pozitif olsun hemen hemen hepsi bu konuya bir ışık tutuyor. Şu bir gerçektir ki Google hala DMOZ'u yedek dizin kaynağı olarak kullanmakta ve bu değişene kadar da DMOZ'da listelenmek çok büyük bir önem arzetmektedir. Diğer bazı Seo yönetemleri ile de DMOZ'da listelenmeden Google'da yüksek sıralar elde edebilirsiniz fakat eğer alabilirseniz DMOZ çok kaliteli bir back-link olacaktır sizin için.

Peki DMOZ'a link eklemek için ne kadar zaman harcamanız gerekiyor?

DMOZ'a link eklemek en fazla 15 dk. civarında bir zamanınızı alır ve sonrası için beklemeniz gerekecek.
DMOZ'da sitenizi göstermek için iki yolunuz var. Zor olan yol: Sitenize uygun kategoriyi bulup orayı açacaksınız ve site ekle bölümünden sitenizi ekleyeceksiniz. Kolay olan yol ise: Sitenizin veya şirketinizin hitap ettiği ve bulunduğu bölgedeki kategorilere inmek, oradaki en uygun kategoriyi seçmek ve sitenizi eklemek. Evet belki bu DMOZ'un çok derinlerinde ve sitenize pek uymayan bir kategorideki link olabilir fakat unutmayın sonuçta bu bir DMOZ linki. )

Peki bu link ne kadar güçlü?

Eski bir iş verenim ev güvenlik işleri şirketi sahibiydi. 2 yıl boyunca şirketinin sitesi için ilgili sitelerden kaliteli linkler aldılar, Ev güvenliği ile ilgili ve kendileri ile ilgili muhteşem denebilecek başlıklar ve içerik oluşturdular. Düzenli bir program ile dizinlere kayıt oldular ve reklam yaptılar. Bütün bunlar Google'da onlar için en önemli kelime olan "Ev Güvenliği" kelimesi konusunda karşılıksız ve ödülsüz kaldı.
Sonra 8 ay önce onların sitelerini DMOZ'a bölgesel olarak Güvenlik Şirketleri kategorisine ekledim ve tam 6 ay sonra siteleri bu kategoride listelenmeye başladı. Bu listelenmeden tam 3 gün sonra da artık onlar Google da "Ev Güvenliği" konusundaki aramada birinci sırada çıkmaya başladılar. Üstelik açıklamanın bir kısmı onların meta-tag'leri ile ilgili değildi ama DMOZ yine de listeliyor.

Son olarak DMOZ'a kaydolurken sitenizi eklemek istediğiniz kategorinin editörü olup olmadığına dikkat edin. Onlar genellikle meşgul olurlar ve kaliteli siteleri belirlemek için çok seçici davranırlar. Sonuç olarak sabırlı olun ve sandelyenize rahatça oturup DMOZ'un beraberinde getireceklerinden faydalanıp zevk almaya bakın.

DİZİNLERE PARALI KAYIT OLMANIN GETİRİLERİ

Bu yazımızda daha önceki yazılarımıza paralel olarak neden dizinlere ücretli kayıt olmamız gerektiğini anlatacağım. Lakin para harcanan bir işlem için gerçekten sağlam sebeplerimiz olmalı.

Peki neden bir dizine ücretsiz veya karşılıklı değil de paralı kayıt olmanız gerekir? Bunun bir kaç tane sebebi vardır. Bunları belirttikten sonra size yazının sonunda bir takım tavsiyelerim olacak bu yüzden yazının tamamını okumanızı tavsiye ederim. Yoksa doğru bilgilerle yanlış noktalara yatırım yapabilirsiniz.
İnternet bir yatırım alanıdır. Eğer bir şeyler elde etmek yani kazanmak istiyorsanız mutlaka yatırım yapmalısınız. Bu yatırım başta sitenizin yapımı için gerekli harcamalardır. Domain, hosting, script vs. gibi kurulum aşamasında bazı masraflar karşınıza çıkar. Bundan sonra iş reklama gelir. Sitenizin tanıtımı için reklam şarttır. Halk arasında bir tabir vardır: Tavuk bile doğururken yumurtasının reklamını yapar ve avazı çıktığı kadar gıdaklar denir. Günümüzde büyüklü, küçüklü her şirket reklamını yapar. Sizin sitenizin de küçük ölçekli bir şirket olduğunu varsayarsak sitenizin de reklama ihtiyacı olduğu sonucuna varabiliriz. Bu reklam arkadaşlar, eşe dosta duyurma ile olmaz. Çorap, kazak falan satmıyoruz bu noktada hizmet satıyoruz, bilgi satıyoruz. En iyi reklam şekli arama motorları iledir. Sitenizin konusunda arama motorlarında üst sıralara çıkmak size fazlası ile yeterli olacaktır. Fakat bu o kadar kolay değildir. Yani siteniz bir anda konusundaki aramalarda tavan yapmaz hatta bir süre arama motorları tarafından bilinmez bile. İşte bu noktada sağlam bir back-link yapılanmasına ve reklama ihtiyacınız vardır.

Arama motorlarına göre siteniz ne kadar çok link alırsa o kadar çok iyisiniz demektir. Yani sizin siteniz bir çok site tarafından tavsiye ediliyor demektir. Eğer link aldığınız sitenin konusu sizin sitenizin konusu ile aynıysa çok kaliteli bir back-link elde etmişsiniz demektir. Çünkü arama motorları basit bir mantıkla sizin rakibinizin sitesinin size link vermesini sizin sitenizin kalitesine bağlar. Link alırken elinizden geldiği kadar yüksek pr değeri olan linkleri almaya çalışmalısınız. Bu sizin için daha faydalı olur.

Şimdi dönelim konumuzun aslına. Neden dizinlerden paralı link almalıyız? Bu soruyu maddeler halinde ele alacağım sizler için.

1. Parasız veya karşılıklı link alabilmek varken neden paralı link almam gerek diye düşünüyorsanız size şunu hatırlatmak isterim. Bu dizinlere sizin haricinizde yüzlerce ve binlerce site kayıt yaptırıyor. Ve eğer siz bu dizinden ziyaretçi kazanmak istiyorsanız en yukarıda görünmeniz gerekir. Mesela sitenizi "ARABALAR" kategorisine ücretsiz kayıt ettiniz ve kabul edildiğiniz andan itibaren siteniz o kategoride en üstte çıkıyor. Fakat sizden sonra 100 site aynı kategoriye kayıt yaptırınca siteniz bırakın ilk sırayı onuncu sayfayı bile zor görürsünüz. Bu durumda ziyaretçinin sitenizi bulma olasılığı milyonda birlere kadar düşer. Fakat paralı kayıtlarda kategorinizde daima ilk sayfada ve en üstte ayrıca özellikle belirtilmiş bir kutucuk içerinde olursunuz.

2. Eğer benim dizinden gelecek ziyaretçiye ihtiyacım yok ben arama motorlarında üst sıralarda olmak için back-link istiyorum diyorsanız. Size şunu hatırlatmak isterim. "ARABA" kategorisindeki ilk link sayfası dizin açıldığından beri vardır fakat diğer sayfalar link sayısı arttıkça açılır ve ilk sayfaya göre daha yenidirler. Yani yeni kayıtlar yapıldıkça sizin siteniz hep yeni açılacak sayfalara gerileyecek ve açıkcası pr değeri olmayan sayfalarda yer alacaksınız belkide Google tarafından uzun bir süre bilinmeyecek bir sayfa. Bu durumda bir back-link sağlamış olmazsınız veya .ok kalitesiz bir back-link sağlamış olursunuz. Eğer paralı kayıt yaptırsanız her zaman ilk sayfada yani dizin ile eşit zamanda açılmış pr değeri daha yüksek bir sayfada daimi olarak yer alacaksınız. Bu sayede kaliteli bir back-link elde etmiş olursunuz.

3. Karşılıklı link alıp ücreti azaltmayı veya hiç ücret ödememeyi düşünüyorsanız. Bu durumda size karşılıklı link değişimi ile karşılıksız link almanın arama motorlarının gözünde aynı derecede olmadığını hatırlatmak zorunda kalacağım. Yani düşünün siteleri insanlar olarak, link vermeyi ise övgü olarak algılayın. Eğer iki kişi birbirini övüyorsa bunların aralarında anlaşmış olup sizi kandırdıklarını düşünebilirsiniz. Fakat bir kişi gelip size bir başkasını övüyorsa ve bundan diğerinin haberi yoksa övülen kişinin gerçekten iyi biri olacağını düşünürsünüz. Hele bu iki kişi aynı meslek erbabı ise o zaman daha iyi olur. 

Çünkü öven kişi diğerinin yaptığı mesleği biliyordur ve övdüğü kişinin o işi iyi yaptığını düşünürüz. Son noktayı koymak gerekirse bir doktorun bir doktoru övmesi ile bir manavın bir doktoru övmesi bir değildir. Hele bu doktorların ağız birliği yapıp birbirlerini övmeleri hiç bir değildir...
Konumuz bitti fakat yazımız bitmedi. Şimdi en önemli noktaya değineceğiz. Bu nokta yatırımınızı doğru yapmanızı sağlayacaktır. Bir dizine paralı kayıt olmak güzeldir bunu öğrendik fakat bu her dizin için geçerli değildir. Bu noktada size detaylı araştırma yapmanızı öneriyorum. Kitabın sonundaki kaynakça bölümünde dizin tavsiye başlığı altındaki siteleri incelemenizi tavsiye ederim.

NEDİR ŞİMDİ BU?: SEO DOSTU DİZİNLER

Seo dostu dizinler üzerine bu kadar çok konuştuktan sonra, seo dostu dizinin ne olduğunu açıklamanın iyi ve önemli bir fikir olacağını düşündüm...
Şimdi ortak, standart inançlarla ve bir o kadar da kendi düşüncelerimizle “Seo Dostu” dizinlere bakacağız.

Bir SEO Dostu dizin
-Gelişmeyi temin etmeli, tek linkle istenilen web sitesine gidilebilmeli (Yani ne başka sitelere gitmemeli, yeni pencereler açılmamalı, basit javascriptler olmamalı).
-Site sahibinin sitesini dizine eklerken girdiği açıklamaları kullanmalı ve değiştirmemeli.
Benim kişisel bir özelliğim: Kişisel bir websitemi bir dizine kayıt ederken hep dizinin genel kalitesini tespit etmeye çalışırım. Benim tanımımda bir dizin için kaliteyi ölçerken;

1-) Spam (Boş, gereksiz) sitelerin başvurularını kabul ediyorlar mı?

2-) Bir biri ile ilgili siteler bir arada gruplandımı veya ilgisiz alakasız siteler bir arada mı diye bakarım...

Yukarıdaki iki soruyu dikkate alırım ve cevaplar olumsuz ise o dizin SEO dostu değildir diye düşünürüm. Eğer bir dizini gezerken eğer o dizinde Adsense İpucları ile Webmaster Forumunu aynı kategoride görürsem anlarım ki bu dizin benim siteme bir kazanç sağlamaz. Yani sitemin bir kazancı olmaz. Çünkü adsense ipuçlarının bulunduğu bir sitenin yanında webmaster forumunun pek dikkat çekmez ve ziyaretçi kazanamaz. Bu benim kişisel görüşüm ve “Bu nicelikli back-link meselesi, kalite meselesi değil” diyenlerle aynı görüşte değilim. Benim için bu tür dizinlerin FFA yani Free For All Türkçesi bütün herşey için bedava link sayfalarından bir farkı yoktur.

EKLEMEYE DEĞER BİR DİZİN OLDUĞUNA NASIL KARAR VERİRİRİZ???

Bütün back-linkler önemlidir dedik. Bu tamamı ile doğru yalnız bazı back-linler faydalı değildir çünkü onlar back-link değildir. Demek istediğim bazı sitelerden aldığınız linkleri arama motorları back-link kabul etmez.

Şimdi hangi dizinlere eklemeniz gerektiğini yani hangi sitelerden alacağınız linkleri arama motorları daha çok sever bu konuya geçelim...
Günümüzde bir dizin sitesine değer biçilirken kullanılan en büyük ölçü toolbardaki pr değeridir. Herkes bilir ki bu bir dizin sitesine değer biçmek için iyi biryol değildir, fakat diğer yollar çok fazla işlem gerektirdiği ve uzun zaman aldığı için herkes bu çok basit ve yetersiz yol olan toolbardaki pr değerine bakmak ile dizin sitesine değer biçer...İşte size dizin sitelerini değerlendirmede kullanılacak 2 çekirdek parametre:

1-)Nitelikli ziyaretçi sağlayarak sitenize direkt katkı yapar.

2-)Size back link sağlayarak aramalarda daha üst sıralara çıkmanıza yardımcı olur.

Buraya kadar söylediklerim konusunda sanırım sizinle hemfikiriz! Anlaşmazlıklar bu iki parametreyi nasıl ölçeceğimizi tespit konusunda karşımıza çıkıyor. Birinci parametreyi ölçmek genelde basittir. Gelecekte size kazandıracağı ziyaretçi sayısını bu günden tahmin edemezsiniz. Bu bir tahmindir ve dizin sahibi size kendi dizininin sizin sitenizin bulunduğu kategoriye ve benzer kategorilere ne kadar trafik yolladığını belirtmeyebilir. Bu yüzden bu parametreyi sitenizi kayıt ettirirken ve sonuçlarını gözlemlemeyi beklerken zaman ve/veya para harcayarak ölçebilirsiniz.

Eğer birden fazla siten varsa şu şekilde deneme yapmak daha mantıklı olacaktır: İlk önce bir sitenizi kayıt edersiniz, bakarsınız ki size ziyaretçi şeklinde dönüş oluyor o zaman diğer sitelerinizi de eklersiniz. Bu konuda illa ki deneme yapmanıza gerek yoktur. Webmaster'ların görüş alış verişi yaptığı ortamlarda deneyimlerden fayda edebilirsiniz. Başkalarının deneyimlerini tekrar yaşayarak öğrenmek aptallık olur. Bu bir atasözü. Birileri sizden önce sitesini o dizine kayıt etmiş olabilir. Bu bilgiler size önceden bir fikir sağlayacaktır.

İlk parametreden hemen geri dönüşüm beklemek manasız olduğu için bu süreçte ikinci parametre değerlerine göz atalım. Sitenizin linkinin yayınlanacağı sayfanın pr değeri, dizinde kayıtlı olan sitelerin kalitesi, dizininin parça parça kalitesi, dizinin bir bütün olarak kalitesi, geçersiz link sayısı... gibi bir çok ölçüyü kullanabiliriz.

Bu günümüz webmasterlarının site eklerken neden genelde toolbardaki pr. değerini ölçü aldığını gösterir. Çünkü diğer türlü biraz önce saydığımız gibi bir çok ölçü kullanmamız ve zaman harcamamız gerekecek. Hem zaman olmamasından dolayı, hemde bu işler için zaman harcanmak istenmemesinden dolayı sizler için aşağıdaki siteyi öneririm:

http://www.seomoz.org/tools/page-strength.php

Dizinleri ölçek amaçlı bu aleti kullanmak isteyenler için harika denebilecek bir site.

SİTENİZİN TRAFİĞİNİ HIZLA ARTTIRMAK İÇİN 10 HARİKA YOL.

Web Forumlarında gördüğüm en çok sorulardan biridir: "Blogumun veya Websitemin trafiğini nasıl arttırabilirim?". İnternette bunun için bir çok yol ve hile mevcuttur. İşte size "Internet Star" olmak için gerekli, kanıtlanmış 10 yol.

1. Bedava içerik ile ziyaretçilerinizi teşvik edin. Bu makaleler olur veya çeşitli blog yazıları olur. İçeriğinizi ziyaretçi için çekici hale getirin, bu paylaşacağınız şeyin (yazı, şarkı, program) son hali veya orjinali olabilir. Ayrıca ziyaretçinize içeriğiniz değiştirme yenileme ve kendi blogunda, sitesinde yayınlayabilme hakkı verebilirsiniz. Fakat bu yöntemi uygulayacaksanız paylaşacağınız içeriğin sonuna url adresinizi ekleyin ki ziyaretçiler sizi rahatça bulabilsinler. Bu sayede sitenize fazlası ile geri dönüşüm yapabilirsiniz ve yazı değişik sitelerde yayınlandıkça siteniz hem back-linkler hem de ziyaretçiler kazanmış olacaktır.

2. Forumunuza veya haber grubunuza üyelikleri ücretsiz yapın. Aktivitasyonu kaldırın, sitenizi ziyaretçilere açın. Zaten bu günlerde ortalık forum ve haber grubu doldu. Sizin onlardan bir farkınız olmalı. Çok aktif ve yararlı üyelerinizi ödüllendirin. Bu sayede onları teşvik etmiş olursunuz ve diğerlerini de hırslandırıp aktif olmalarını sağlamış olursunuz.

3. Bedava dizin hizmeti veya sunun veya içeriğinizle ilgili ziyaretçiye faydalı olabilecek diğer sitelerin linklerinin bulunduğu bir sayfa hazılayın. Dediğim gibi eğer hazırladığınız kaynak dizin sitenizin içeriği ile ilgili diğer kaynak sitelere ve ilginç sitelere link veriyorsa zaten sitenize içeriği için giren bir ziyaretçi o içerikli ilgili diğer sitelere ulaşmak isteyecektir. Sizin kaynak dizininiz ise o ziyaretçiye bir kitabın fihristesi gibi yol göstereceği için bütün o sitelere ulaşmak istediği her an sizin dizininizi ziyaret edecektir. Bu da size sürekli bir ziyaretçi demektir.

4. Ziyaretçilerinize ücretsiz e-book dağıtın. Ben 15 blogumda da bu hizmeti sağlıyorum. Bedavayı seviyorum! (Kim sevmezki   ). Bazı e-book yazarları kitaba sizin kendi reklam ve linklerinizi koymanıza izin verir ve sizden alınan içinde sizin reklamınızın bulunduğu e-book bir çok yerde paylaşıma sunulacaktır. Bu size hem verdiğiniz bedava e-book hizmetinden dolayı hem de yayınladığınız reklamlardan dolayı ziyaretçi getirecektir.

5. Bedava dersler verin ve ders alanlar için özel sınıflar hazırlayın. Bu sizin web sitenizin chat odasında olabilir mesela. Bilgiyi canlı olarak öğrenme fikri kişiyi sizin sitenizi ziyaret konusunda kesinlikle ayartacaktır. Ayrıca siz ders verdiğiniz konuda bir uzman olarak bilineceksiniz. Bu dersleri özel haber grubları düzünleyerek veya forumlarda da verebilirsiniz...

6. Düzenlediğiniz yarışma ve bahislere ziyaretçinize bedava giriş hakkı verin. Ödüller ziyaretçinizin ilgisini çekecek ve dikkat uyandıracak olmalıdır. Bu sayede yarışmanıza kayıt olan kişi sonuçları görmek için tekrar sitenize uğrayacaktır. Ödül illa para olacak diye bir koşul yok. Kaliteli bir kitap, çok kaliteli ve ilgi çekici üyeliği ücretli olan bir siteye ücretsiz üyelik vs. vs.

7. Ziyaretçinize bedava yazılımları indirme olanağı tanıyın. Bu yazılımlar freeware, shareware veya demolar olabilir. Ayrıca sitenizin bir bölümünü bedava yazılım dizinine dönüştürebilirsiniz. Eğer yazılımın yapımcısı siz iseniz içine reklamınızı yerleştirin ve insanların onu dağıtmasına izin verin.

8. Sitenizden ziyaretçilerin faydalanabileceği bedava online servisler sunun. Bu pr öğrenme servisi olabilir, sayaç servisi olabilir yani çoğtaltabiliriz bu örnekleri. Yalnız bu servislerinizin hedef kitleye yardımcı olabilecek olmasına dikkat edilmelidir.

9. Sitenizden ziyaretçiye bedava danışma hizmeti sunabilirsiniz. E-mail veya telefonla da olabilir bu yardım. İnsanlar bunu benimseyeceklerdir çünkü danışma fiyatları genelde yüksektir. Bir konuda onların ihtiyacı olan bilgiyi onlara sağlamanız size o konuda internet çapında bir vasıf kazandıracak ve reklamınızı çok kolay yapmış olacaksınız.

10. Eğer online bir klübü sahipseniz. İnsanlara bir yıllık bedava üyelik hakkı verin. Bu sayede insanlar sizin hizmetinizi kullanmaları durumunda neler kazanacaklarını görürler ve üyeliklerini ücretli olarak devam ettirirler. Bu bir oyun klübü, video klübü, yazı klübü olabilir. Eğer gerçekten çok benzersiz ve kaliteli bir klübünüz varsa bu hizmeti en kötü ihtimalle bir ay vermeye çalışabilirsiniz...
Bu 10 harika yol size ziyaretçilerinizi sitenizi sürekli ziyaret etmeleri için ikna eder. Bunun yanında arama motorları tarafından da es geçilmeyeceğinizi unutmayın.

AMAN BANLANMAYIN!

Arama motorları optimizasyonu (SEO) arama sonuçlarında daha üst sıralarda yer almak için eşsiz bir yoldur. Buna rağmen bazı webmaster arkadaşlarımız bunu pek dürüstçe olmayan bir şekilde kullanıp üst sıralara çıkmayı amaçlarlar. Bazı arkadaşlarımız da bunları bilmeden yapıp banlanabilirler. Bu yüzden banlanmamak için aşağıda size vereceğimiz yöntemlerden kaçınmanızı tavsiye ederiz.

HIDDEN TEXT (SAKLI METİN)

Saklı metinler ziyaretçi tarafından görülmeyen veya dikkat edilmeyecek, okunamayacak içeriklerdir ve arama motoru botları tarafından okunabilir. Fakat bir çok kaliteli arama motoru bu tür saklı metinleri spam olarak algılarlar. Eğer arama motorlarındaki yaşantınıza devam etmek istiyorsanız saklı metin kullanmamanız yararınıza olur.

SUBMISSION METHODS (KAYIT YÖNTEMLERİ)

Burada kayıt yöntemleri derken hiç de legal olmayan otomatik kayıt yazılımlarından bahsediyoruz. Bu yazılımların size sunduğu tekniğin bir yararı olmayacağı gibi arama motorları tarafından spam gerekçesi ile banlanma olasılığınız bulunmaktadır. Eğer illa yazılım kullanmak istiyorsanız gerekli bilgileri sizin belirlediğiniz şekilde giren ve bundan sonra görüntü kodunu sizin girdiğiniz ve elle tamamladığınız yazılımlar daha faydalı olacaktır...

DOORWAY PAGES (GİRİŞ SAYFALARI)

Giriş sayfaları genelde arama motorlarında özel bir kelime için daha iyi sonuç almak amaçlı yapılmaktadır. Yani insanlar için değil arama motorları için yapılmıştır. Giriş sayfaları etik değildir çünkü bunlar insanlara hizmet maksatlı yapılmamıştır. Büyük arama motorlarının bu tür giriş sayfaları kullanan siteleri banladıkları bilinmektedir...

FREE FOR ALL LINKS (BEDAVA BAĞLANTILAR)

Kısaca FFA olarak geçen bu tür sitelere genelde tamamı ile karşılıksız ve ücretsiz olarak bütün siteler link ekleyebilir. Bu yüzden FFA sitelerinin hemen hemen hepsi arama motorları tarafından dikkate alınmaz ve indexlenmezler bile bu yüzden sitenize bir faydası dokunmayacaktır. Bu tür siteler spam sitelerden farksız olmakla beraber ziyaretçilerinde ilgisini çekmezler...

PEKİ YÜKSELMEM VE İYİ YERLERE GELMEM İÇİN NE YAPMAM GEREKİR?

İyi yerlere gelmeniz için pratikteki en legal ve güzel yol sağlam bir içerik oluşturmaktır. Sürekli ziyaret ettiğiniz siteleri bir düşünün. Peki bir de araştıdığınız ve bulmak istediğiniz siteleri düşünün. Neden ziyaret ediyorsunuz bu siteleri? Tabi ki bir sebebiniz var. İçeriği için ziyaret ediyorsunuz. Bunu bildiğimize göre sitemizde ziyaretçiyi harekete geçirecek bir içerik olması gerekitiğini çıkarabiliriz. Bundan sonrali adım siteyi sürekli güncellemek ve her içeriğe linkinizi yerleştirmek olmalıdır.

KOLAY ve KISA YOLDAN YÜKSEK PR DEĞERİNE SAHİP BACK-LINKLER

Hatırlıyorsanız daha kitabımızın başında biz Türklerin çok pratik zekalı olduğunu söylemiştik. Şimdi bununla ilgili bir konuya değiniyoruz...
Evet arkadaşlar biliyorsunuz ki ne kadar çok kaliteli back-link o kadar çok pr yükselişi demek. Yani bizdeki ne kadar ekmek o kadar köfte misali. Fakat tam burada karşımıza büyük bir problem çıkıyor. Yüksek pr değeri olan dizinlere kayıt kimi zaman size en az birkaç aya kimi zaman ise yüzlerce dolara mal olabiliyor. Mesela DMOZ'da listelenmeniz ayları bulabiliyor veya Yahoo'da listelenmek için yıllık 299$ ödemeniz gerekiyor. (Yani 300$ olsa nasıl öderdik değil mi? )

Bu linklere sahip olmanız demek arama motorlarının sizin farkınıza varması ve sizi yükseklere taşıması açısından gerekli fakat aylarca beklemek yerine veya aylarca beklerken boş durmamak lazım. Buna SEO oyunu demiştik hatırlıyorsanız ve siz bu oyunu kazanmak için sürekli yeni yollar araştırmalısınız. İşte bu noktada size pratik bir fikir sunuyorum.

Öncelikle sitenize ek bir sayfa olarak link değişimi yapacağınız sitelerin linklerini ekleyeceğiniz bir sayfa oluşturun. Bu sayfayı destekleyenler, kardeş siteler veya link değişim siteleri gibi isimlerle adlandırabilirsiniz. Bu sayfadaki linklerin sayısı arama motorlarını küstürmemek amaçlı 50'yi geçmesin.
Bu noktaya kadar bilmediğiniz bir şey yoktur sanıyorum. Hatta bunun için mi bu kadar lakırdı yaptın diyor bile olabilirsiniz. Peki işin sihirli kısmına gelelim. Bir çok site karşılıklı link değişimi yaptığı sayfalarında ücretsiz LinkMan scriptini kullanırlar. Eğer sizde isterseniz kullanabilirsiniz fakat o kadar da gerekli değil bu aşamada. Scripti indirmek için http://phpjunkyard.com adresini kullanabilirsiniz.

Evet sabırsızlandınız biliyorum ama esas noktaya geliyorum. LinkMan scripti kullanan bir site ziyaretçisinin kendi sitesinin linkini eklemesine izin verir tabi önce o sitenin linkini ziyaretçi kendi sitesine eklemeli. Yani yapmanız gereken şey LinkMan scripti kullanan siteleri bulup onların linkini önce sizin oluşturduğunuz link değişim sayfasına eklemek sonra da diğer siteye kendi linkinizi eklemek olacak.

Ya şimdi bir LinkMan scripti kullanan siteleri nasıl bulacağız dediğinizi duyuyor gibi oluyorum. Çünkü bende ilk duyduğumda aynı şeyleri düşünmüştüm. LinkMan ücretsiz bir script olduğu için scriptin bulunduğu sayfanın altında "Powered by Link Manager LinkMan 1.02 from PhpJunkYard-Free Php Scripts" şeklinde bir ibare bulunmaktadır. Bunu bildikten sonra bütün iş Google amcaya düşüyor. Evet yapacağınız şey Google'dan "Powered by Link Manager LinkMan" şeklinde arama yaparak LinkMan kullanan siteleri bulabilirsiniz. Tabi en üstteki en yüksek pr değerine sahiptir. Artık siz sırayla seçerek linkleri eklersiniz. Havadan back-link hemde hızlıca.

Evet sanırım yöntem aklınıza yatmıştır. Sizde bir Türk olarak bu iş üzerine biraz kafa yorarsanız sağlam yöntemler bulabilirsiniz.

SON OLARAK

Evet geldik kitabın sonuna. Sizlere TÜRK internet dünyasının ilk SEO kitabını hazırlamak için başladığım yolculuğun sonu. Bu kitaptaki yöntemleri dikkate alırsanız siteleriniz gerçekten büyük bir gelişme ile hem arama motorlarındaki sıranızda hem de ziyaretçi sayınızda bir gelişme olacaktır.
Şunu unutmayın ki iş her zaman siz de bitiyor. Yani bir webmaster olarak siz bu işe inanmalısınız internetteki kaynakları takip etmelisiniz ve çok çabuk gelişen sektörün gerisinde kalmamalısınız. Sürekli yeni haberleri ve yöntemleri takip edip uygulamalısınız.

Bizler de başlangıç seviyesi için hazırladığımız bu yazının ileri seviyelerini de hazırlayacak ve ayrıca bu yazıyı da sürekli güncelleyeceğim.

Sizlere Internet Star olma yolunuzda başarılar dilerim.

Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *